DTP’nin gündemi Öcalan
DTP lideri Türk, Kürtlerin Öcalan konusunda hassas olduğunu belirterek “Bu realitenin görülmesi ve buna göre hareket edilmesi gerekiyor” dedi
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, İmralı Cezaevi’nde yeni yapılan düzenlemenin Abdullah Öcalan’ın yaşam koşullarını daha da ağırlaştırdığını söyledi.
Partisinin Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında konuşan Türk, AKP Hükümeti döneminde, İmralı’da uygulanan politikaların, şantaj ve tehdit unsuru haline getirildiğine dair, çok ciddi kuşkular ve kaygılar oluştuğunu söyledi.
Kürt sorununda muhatap olduklarını dile getiren Türk, “Oyalamadan-kandırmadan-zamana yaymadan ciddiyetle ele alınmak zorundadır. DTP olarak, başta Kürt sorununun çözümü olmak üzere Türkiye’nin bütün demokratikleşme sorunları konusunda söz sahibiyiz, proje sahibiyiz. Türkiye’nin içinden geçtiği bu tarihî dönemeçte, alabildiğine hassas-duyarlı ve etkili bir şekilde, siyasi sorumluluğumuzu yerine getirmeye gayret ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz” dedi.
Derinden etkiler
Geçen yıl Öcalan’ın sağlık durumu ile ilgili hassasiyet nedeniyle yaşananlar hafızalardan silinmeden cezaevi koşullarında değişiklikler yapıldığını belirten Türk, “Şimdi güya uluslararası hukuka göre yapılan bir iyileştirme imiş gibi kamuoyuna sunulan yer değişikliğiyle birlikte, İmralı’daki koşullar daha da ağırlaştırılmıştır. Aslında toplumun ve demokratik kamuoyunun beklentisi, tutukluluk koşullarının düzeltilmesi yönündeyken, tam aksine bir yaklaşım görüyoruz” dedi. DTP lideri Türk, Öcalan’ın avukatlar aracılığıyla yeni cezaeviyle ilgili, ‘bir ölüm çukuruna atılmış gibiyim’, ‘solunum cihazına bağlanmış bir hasta gibiyim’ dediğini belirterek, Öcalan’ın bu sözlerinin yasam koşullarının ne derece zorlaştırıldığını açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi. İmralı’nın sıradan bir cezaevi, Öcalan da herhangi bir tutsak olmadığını söyleyen Türk, Öcalan’ın sağlık koşulları, yaşamı ve güvenliğinin Türkiye’deki gelişmeleri derinden etkileyecek düzeyde kilit bir öneme sahip olduğunu kaydetti. “Bu realitenin görülmesi ve buna göre hareket edilmesi, içinden geçmekte olduğumuz hassas sürecin en stratejik noktasını oluşturmaktadır” diyen Türk, Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi-CPT’nin, 1999’dan bugüne kadar İmralı’ya yaptığı dört ziyaret ve hazırladığı raporlara rağmen, iyileştirme adı altında tam tersi bir uygulama devreye konduğunu söyledi.
Hassasiyetleri dikkate alın
PKK’nın 13 nisanda aldığı eylemsizlik kararı ve barış grubunun gelişinin bu süreçte atılan en önemli adımlar olduğunu hatırlatan Türk, şöyle konuştu: “Öcalan’ın uzattığı bu barış elinin tutulması gerekirken, sergilenen tam aksi yaklaşımları ne bizim, ne halkımızın ne de demokratik kamuoyunun kabul etmesi, meşru görmesi mümkündür. Öcalan’ın dikkate alınmadığı, onun yok sayıldığı, diyalog kanallarının kapatıldığı bir süreç; Kürt sorununun çözümüne hizmet etmez, aksine çözümsüzlüğü derinleştirir. Tecride ve yok etmeye dayalı İmralı sistemi, halen ortadayken ve bu sistem daha da ağırlaştırılırken, açılımdan söz etmenin inandırıcılığı olmaz, olamaz. Bu nedenle, toplumsal gerginliğin daha fazla tırmanmaması ve ülkemizin yeniden çatışmalı bir ortama dönmemesi için halkın hassasiyetlerinin dikkate alınması en temel zorunluluktur. İmralı sistemine bir an önce son verilmesi gerekiyor. İmralı sistemi, bir tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanılmamalıdır.”
İmralı’ya heyet gidecek
Öcalan’ın ‘cezaevindeki koşullarım çok kötü’ açıklamalarından sonra eylem ve gösterilerin yeniden başlaması, hükümeti harekete geçirdi. Hükümet, Adalet Bakanlığı’na olayların daha fazla büyümemesi için İmralı’ya incelemelerde bulunma talimatı verirken, Meclis İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Akın Birdal, gelişmeleri yerinde incelemek üzere Meclis İnsan Hakları Komisyonu devreye girmesi için başvuruda bulunduklarını söyledi.
Öte yandan DTP’den alınan bilgiye göre son günlerde çeşitli illerde baş gösteren sokak eylemlerinin ve provokasyonların önüne geçilmesi için, kabine üyelerinden bazı bakanlarla yapılan görüşmenin olumlu geçti.
İmralı’da tecrit ağırlaşıyor
Abdullah Öcalan, ailesi ve avukatlarının talebi üzerine İmralı’da yapılan yeni düzenleme, Kürt kamuoyunu tatmin etmedi. Öcalan’ın avukatlarından Ayşe Batumlu’nun verdiği bilgiye göre müvekkili, 13 metrekarelik odadan altı metrekarelik bir yere alındı; havalandırma penceresi diğerine oranla daha küçük yapıldı. Badana nedeniyle oluşan boya kokusu solunumda sorun yaşayan Öcalan’ı oldukça rahatsız ediyor. Bu gerekçeleri sıralayıp “nefes almakta dahi güçlük çekiyorum” diyen Öcalan, koşullarının düzeltilmesini istiyor. Batumlu, ayrıca “iyileştirme” adına Öcalan’ın nakil edildiği yere ilişkin ilginç bir bilgi veriyor: “Öcalan’ın göremeyeceği yerlere naylon meyve ağaçları dikilmiş.”
Öcalan’a ayrıca günlük gazeteler, avukatlarına ise kendisinin yazdığı bazı savunmalar verilmiyor.




del.icio.us
Digg
Yorum gönder