Baydemir’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a: İyi de kurban sen ne zaman partinden ayrılmıştın ki?

HDP Şanlıurfa Milletvekili ve Parti Sözcüsü Osman Baydemir, Meclis Grup toplantısında konuştu. Ülkenin büyük bir ekonomik dar boğazın içinde olduğunu savunan Baydemir, şunları söyledi:

- Bu haber 127 kez okundu.

Baydemir’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a: İyi de kurban sen ne zaman partinden ayrılmıştın ki?

“Krizlerden çıkışın bir tane yolu var; zulüm kimden gelirse gelsin zulme hayır diyebilmek. Mazlum kim olursa olsun, kimliğine bakmadan onun yanında olabilmek. 16 Nisan’da milyonlar tekçiliğe hayır dedi, milyonlar KHK’lere, OHAL’e hayır dedi, milyonlar zulme hayır dedi. Ne diyorlardı, ‘OHAL rejimi sadece devlete sızmış örgütlenmelere karşıdır’. Oysa ki OHAL rejimi bir bütün olarak eşitlik talebinin sesini kısmaya yönelik olduğu ortaya çıktı.

Bundan 10 yıl önce yoksullukla, yasaklarla, yolsuzluklarla mücadele edeceğiz dediler. 3 Y dediler. Bugün gırtlaklarına kadar yolsuzluğa batmışlar. OHAL rejimiyle, bu ülkenin görmediği yasakları dayatıyorlar. Yetmedi, yoksulluğu derinleştiriyorlar. Bunların yaptığı yolsuzluk, yasak ve yalanla bütün bunları örtmenin çabası içindeler.

Ülkenin borcu neredeyse haddi hesabı olmayan şekilde artmış. 2002’de borç 366 milyar iken 2016’da 2 katrilyon olmuş. Yani sadece bugün yaşayanlar değil, henüz doğmamış çocuklar bile, bu hükümet döneminde borçlandırıldı. Güneş balçıkla sıvanmaz. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. O mum, 16 Nisan’da hayır yüreğiyle söndürüldü.

Ne yaptılar? OHAL rejimini getirdiler ve KHK’lerle, muhalefet edecek kim varsa susturma arayışına girdiler. Çok açık ve net; AKP müttefiki olan, ortağı olan şer cephesiyle devlete bir format veriyor. Yeni bir formatla, toplum mühendisliğini hayata geçirmeye çalışıyor. Ve bu format, sanki bir yenilikmiş gibi sunuluyor. Oysa bu, ittihatçılıktır. Bugünün AKP’sini görmüş ki AKP’ye tam 200 yıl önce, Hegel şöyle seslenmiş: ‘Bunların tarihten öğrendiği tek şey, hiçbir şey öğrenmedikleridir.’

Öyle bir hukuk anlayışı kuruyorlar ki, bir gecede bir KHK çıkıyor ve anne ile baba birlikte işinden ediliyor. Tek bir soruşturma bile yok. Oysa 657 sayılı kanuna baktığımızda, herkesin kendini savunma hakkı vardır. Ekmeğine, rızkına el koyuyorlar. Rızkı veren Allah’tır. Zulüm düzeni ilelebet değildir. Bu zulüm düzenine verilecek tek bir yanıt var, bütün bunlar bir gün mutlaka aldıkları bu ahların cezasını çekecekler. Misliyle, bu acıyı tadacaklardır.

28 Nisan akşamüstü, 21. KHK yayınlandı. 4 bin kamu emekçisinin ekmeğine el konuldu. 15 Temmuz’dan bugüne 135 bin insanın ekmeğine ele konulmuş oldu. On binlerce kamu emekçisi, neden ihraç edildiklerini bile bilmiyor. Peki, hani suçların şahsiliği ilkesi? Hani mazlumiyet? Milyonlarca mağduriyet yarattılar. Barış için imza atan 378 akademisyen üniversiteden uzaklaştırıldı. O akademisyenlerden bazılarının kitapları, halen o üniversitelerde ders kitabı olarak okutuluyor.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki bütün haklar, KHK ile ortadan kaldırılmış durumda. Bize düşen, net bir beyanı ortaya koymaktır. Bu zulme maruz kalan, kalma olasılığı olan 80 milyon insan var. O halde bir kez daha biata hayır diyelim, zulme hayır diyelim, zulme sessiz kalanlara hayır diyelim. Susma. Çünkü sustukça sıra sana gelecek. Sıranın sana gelmemesi için, sıranın senin komşuna, kardeşine gelmemesi için, sıranın kimseye gelmemesi için artık kol kola gelmenin, yürek yüreğe vermenin zamanı gelmiştir.

Hiçbir zor rejimi ilelebet değildir. Her zulmün sonu aydınlıktır, ferahlıktır. Bu mazlum halkında ve halkın sözcüsü olan HDP’nin Eş Genel Başkanlarının bu ülkedeki geleceği de aydınlıktır. Bu ülkeye zulmü, OHAL’i dayatanların geleceği ise en hafif tabiriyle mahcubiyettir.

AKPM’nin Türkiye kararı, savaş politikasının sonucudur, OHAL rejiminin, KHK’lerin sonucudur. Hükümet politikalarının sonucudur. Kürt coğrafyasındaki yıkımın sonucudur. Bu karar çıkmasın diye yaptıklarınıza muhalefet eden, söz söyleyen HDP’ye kulak tıkamanızın sonucudur. Hukukun üstünlüğünü ortadan kaldırmak için uğraş veren ve bu ülkeyi bu hale koyan mimarların olduğu yer, alçaklığın da ötesinde, çukurun ta kendisidir. Bu politikalar, sahibine kaybettirecektir. Bu arada memleket zarar görüyor. İşte memleket daha fazla kaybetmesin diye, daha fazla acı yaşanmasın diye bizler çabamızı ortaya koymaya devam ediyoruz.

Öyle bir realite var ki, artık yalanın da dolanın da bir yaşam süresi var. İktidar partisi 4’e bölünmüş durumda. Bir kesim, paracılar. Her gelen başbakanı alkışlarlar. İkinci kesim, ByLock’çular. Onlar en çok bağıranlardır, çünkü sıranın kendisine, bağırmak suretiyle gelmeyeceğine inanırlar. Bir diğer kesim, korku imparatorluğuna teslim olanlar. Bir kesim de, gidişattan rahatsız olanlar. İşte bizim çağrımız gidişattan rahatsız olanlaradır; bu gidişat kimseye kazandırmıyor. Biz gerçek muhalefet olarak, gerçeklere ayna tutmaya devam edeceğiz. Lakin bu tek başına yetmiyor. Ortak paydada buluşma, savaşa dur deme, yolsuzluğa dur deme vaktidir. KHK’lere dur deme vaktidir. Her bir KHK bu ülkeyi on yıllarca geriye götürme riskine sahiptir. Siz de görün ki şer cephesinin sizlere bir katkısı yoktur. Kuruluş felsefenizi inkar ediyorsunuz.

Erdoğan partisine üye olmuş! İyi de kurban sen ne zaman partinden ayrılmıştın ki. Zaten partiyi sen yönetiyordun. Hukuk dışı bir yöntemle Yüksekdağ’ın üyeliği bu partiden düşürüldü. Gün gelecek, Yüksekdağ tekrar bu partinin üyesi olacak.”

Kaynak: Ocak Medya

Anahtar Kelimeler:
HdpBaydemir
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.