Erdoğan: Parti kuracaklarmış; daha önce kuranlar oldu, ama akıbetleri belli

"Bu seçimde marka şirketlerle değil, adı sanı duyulmamış bir şirketle çalışıyoruz"

- Bu haber 3 kez okundu.

Erdoğan: Parti kuracaklarmış; daha önce kuranlar oldu, ama akıbetleri belli

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP içinden ayrılan isimlerin yeni bir parti kuracağı iddiaları ile ilgili yaptığı açıklamada "dava arkadaşlığı" vurgusu yaptı. İsim vermeden yeni parti iddialarında adı geçen siyasetçilere tepki gösteren Erdoğan "Partiden ayrılanlar oldu. Biz bunlara 'Git' demedik ama bir daha onlarla beraber yol yürümek mümkün değil" ifadelerini kullandı. Erdoğan "Parti kuracaklarmış şunlarmış bunlarmış, daha önce kuranlar oldu, ama akıbetleri belli" yorumunda bulundu. 

Geçtiğimiz günlerde söylediği "Anketlere güvenim kalmadı" sözlerine açıklık getiren Erdoğan, "En az üç anket şirketiyle çalışıyoruz, hiçbiri birbirini tutmuyor" açıklamasında bulundu. "En büyük anket meydanlar" diyen Erdoğan, 31 Mart yerel seçimlerinde daha önceki seçimlerden farklı olarak "adı sanı duyulmamış bir şirket ile çalıştıklarını" belirtti.

Sebze-meyve fiyatlarındaki yükselişe de değinen Erdoğan, "Sosyal devletin gereğini yerine getiriyoruz. Operasyon çekmeye çalışanlara cevabımızı verdik. Ekonomik bir suikastla karşı karşıya kaldık" diye konuştu.

"Münbiç'te bulunan aşiretlerin Türk askerini bölgeye çağırdığını" dile getiren Erdoğan, ABD'nin Suriye'den çekilme kararına ilişkin "Tahmin edildiği gibi bir şey olmayacak. Onların askerinin büyük bir çoğunluğu çekilecek. 300-400 kişiyi bırakmaları söz konusu olabilir. Bizim için önemli olan güvenli bölgenin bizim kontrolümde olmasıdır" dedi.

Venezuela'da kendisini geçici devlet başkanı ilan eden Juan Guaido'nun Venezuelalı bazı üstü düzey yöneticilerin Türkiye'ye kaçtığı iddiasını da değerlendiren Erdoğan, "Benim ülkeme Venezuela'dan kaçıp gelmiş hiç kimse yok" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NTV ekranlarında yayınlanan 'Cumhurbaşkanı ile Özel' programında Seda Öğretir ve Ahmed Arpat'ın sorularını yanıtlıyor. Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Seda Öğretir: Bugün sizin için özel bir gün doğum gününüz. 65 yıl mücadelelerle dolu bir siyaset hayatı... Yanında Emine Hanım’la kurduğunuz 4 çocuğunuz ve torunlarınızla zenginleşen bir aile hayatı... Geriye dönüp baktığınızda 65 yılın manzarasında en önemli belirleyiciler neler var? 

Tabi benim hayat serüvenim çok farklı. Doğduğum yerden, arkadaş çevrem, ilkokul, İmam Hatip orta ve lise... Bizim o dönemde tabi İmam Jatip mezunları direk olarak üniversiteye girme şansına sahip değildi. Lise fark imtihanlarından sonra bir üniversiteye geçme şansınız vardı.

İmam Hatip lisesinden sonra Eyüp Lisesi’nden lise fark imtihanlarına girdim. Aslında fark denilen şeyler bizim okuduğumuz şeylerdi ama buna rağmen önümüze bariyer koymuşlardı. Biz okuduğumuz derslerden bir de fark adı altında bir imtihana daha girdik. O imtihanlardan sonra üniversite hayatımız başladı.

Üniversite hayatımızda da işte Marmara Üniversitesi iktisat ve ticaret bölümüne devam ettik ve mezun olduk. Bütün bu hayatımızda İmam Hatip lise kısmından tutunuz üniversite bitene kadar sürekli olarak STK’larda görevim var.

Milli Türk Talebe Birliği’nde ortaöğretim komitesinden çalışmalarımız. Üniversiteye geçtikten sonra yine orada çalışmalarımız ve oradan partimizin o zamanki AK Parti Refah filan değil daha eskiye dayanıyor gençlik kollarında başladık ve ana kademeye geçme sürecimiz oldu. İstanbul’da 85 yılında il başkanlığı görevine geldim Refah Partisi döneminde. İl başkanlığı döneminde başlayan süreç İstanbul’a büyükşehir belediye başkanı olduğum ana kadar devam etti.

Büyükşehir belediye başkanı olduğum andan itibaren zaten renkli bir hayat cezaevine girene kadar o devam etti. Cezaevine girdik orada 10 ay ile girdik ama 4 buçuk ay yattık. Çıktıktan sonra da hemen partimizi kurduk. Kurduktan sonra 16 ayda tek başımıza iktidar olduk. İki parti girdik Parlamento’ya Cumhuriyet Halk Partisi ve biz. Bu tabi bize Parlamento’da da yüzde 63 gibi bir milletvekili sayısını getirdi. Böyle bir mücadele ile geçen süreç oldu. Bu sürecin içinde tabi özellikle de babamın vefatı 87 filan ama siyasi hayatımızın içinde devam ederken bu oldu.

Ardından 2011’de validemin vefatı var. Bir taraftan evliliğin bir taraftan çalışıyorum bir taraftan da amatör kümede futbol oynuyorum.  İmam Hatip’te okurken Camialtı’nda başladım. Oradan İETT’de devam ettim. Orada 7 yıl kadar devam ettim. Malum bir darbe girişimi filan olduktan sonra oradan ayrılıp özel sektöre geçtim.

Tabi bir taraftan ekmek mücadelesi bir taraftan siyasi mücadelemiz devam ediyor. Artık çocuklar ailemin en büyük zenginlikleri olarak geldiler. 4 tane rabbim bizlere evlat nasip etti. Bir taraftan yavrularımızı eşimle en iyi şekilde büyütelim mücadelesi verdik bir yandan ekmek mücadelesi ve siyasi mücadele.

Siyasi mücadelede benim Beyoğlu seçimlerim var ki onun unutulması mümkün değil. Orada da maalesef sayım tutanaklarının birleştirilmesinde bir oyun oynandı ve birleştirme zaptında rakamlar üzerinde bir rakamı silsen bakıyorsun sayı binler olarak düşüyor. Bunu biz gözlerimizle de yakaladık. O zaman ilçe seçim kurulu bunları getirdik ama tabi dinlemedi. Hatta baktım okulun üst katında maalesef masa kurulmuş orada da meşru olmayan şeyler yapılıyor, alkol alıyorlar filan. O halleriyle gelip orada bir taraftan da seçimi yönetmeye kalkıyorlardı. Ben tabi, ‘Siz bu alkolik halinizle mi burada adil bir seçim yöneteceksin’ filan dedim ayrımdım oradan. Bundan dolayı da bize hemen tabi dava açılma yoluna gittiler. Tutuklama kararı çıktı bir haftada bundan doları cezaevinde yattık. Bayrampaşa’da. Daha sonra çıktık ve sonraki süreçte kararlı şekilde devam etti. Hepsi bize ibret meselesiydi.

89 Beyoğlu seçimlerindeki bu durumlar bize 94’te İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını getirdi. O yolda benimle beraber olup artık ebediyete uğurladığımız dava arkadaşlarım ki benim yanımda onların çok çok istisna yerleri vardı.

Allah onlara rahmet etsin. Geceleri geç saatlere kadar benimle beraber sokak sokak cadde cadde dolaşırlardı. Ama şu anda onlar tabi hayatta değil. 94 belediye başkanlığı, 99 hapishane yılları, ondan sonra 2007 malum 27 Nisan e-muhtırası ve 15 Temmuz’da FETÖ takımının darbe girişimleri. Bu darbe girişiminde tabi millet verdiğimiz mesaj karşısında on binler meydanlara dökülünce bu tabi çok çok farklı bir süreç oldu.

İlginç olanı tabi biz Marmaris’ten Atatürk Havalimanı’na indiğimizde orada on binlerin bizi karşılaması 00.15 biz oradayız. Meğerse 23.15’te bay Kemal oradan gelip Bakırköy belediyesine geçmiş tankların arasından. Bize durumu orada söyleyince bir tabi güldük sadece. 16 saat sonra darbe püskürtüldü ve biz 16 saati oradan yönettik. Şimdi bu darbe girişiminde bulunanların hepsi nerede varsa silahlı kuvvetlerin, polis teşkilatının içinde diğer kademelerde olanlara karşı hukuk standartları içinde ne yapılması gerekiyorsa yapılıyor ve yapılacak.

Ahmed Arpat: Durmak dinlenmek yok siyaset hayatınızda. Erzincan’daki mitingden geldiniz. Güne iki miting sığdırıyorsunuz, ilçe mitingleri de var üstüne... Seçim meydanlarından yansıyanlara baktığınızda halkın seçime yaklaşımı nasıl?

Çalışırsanız olacak. Çalışmadan halkımızla birlikte o dili kullanmadıktan sonra hele hele gönül dilini kurmadıktan sonra mümkün değil. Bazıları diyor ki artık televizyonlarla, sosyal medya ile oluyor. Hepsinin bu işte payı var. Ama meydanlar daha farklı. Ben en büyük zevki meydanlarda alıyorum. Halkımın da bu noktadaki inancını, yaşamını görüyorum. Gerek Giresun’da gerek Erzincan’da resmi rakamlar 30 bin civarındaydı. Eğer bu soğuğa rağmen insanlar oraya geliyorsa burada bir incelik var. Demek ki liderini özlüyor, mesajları almak için oraya geliyor. Köyünden çıkıp gelenler var oraya. Biz bu mesajları ona verdiğimiz zaman o da akrabasına eşine dostuna ulaştıracak. Onun için meydanlarda bu buluşmalarımız onlara bu heyecanı verirken onların şu anda kalan 32 gün içerisinde çalışmalarını sürdürmeleri bakımından önem arz ediyor. İnşallah bu çalışmalarımızın neticesini de alacağız 31 Mart akşamı.

Yurt dışı görüşmelerimiz var bunun yanında. Bugün mesela sizler gibi İlham Aliyev kardeşim doğum ile ilgili olarak aradı. Özbekistan Devlet Başkanı Şevket Mirzayev doğum günüm için aradı. Ardından sayın Putin yine doğum yıl dönümü için aradı. Onlarla da bu görüşmelerimizi yaparken ülkelerimiz arasındaki ikili ilişkileri de az da olsa görüşme imkanımız oluyor. Yarın yine aynı şekilde kutlamak için arayacak liderler var. Ayrıca yarın resmi ziyaret için Çad Devlet Başkanı geliyor. Onun neticesinde burada kanaat önderleriyle büyük bir toplantı yapacağız. Durmak yok yola devam.

Seda Öğretir: 31 Mart için hazırlanan diğer parti liderleri henüz sahaya inmedi. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Herhalde onlarda kendilerini bu şekilde hazırlıyorlar. Kendilerine olan güvenleri pek araziye çıkmalarını gerektirmiyor ya da kendi partilerinin içindeki birçok sıkıntıları aşamamış olabilirler. Bazı yerlerde biliyorsunuz adaylıkları iptal edilenler var. Onun için o süreci takip etmek durumunda olanlar var. Biz tabi kılı kırk yararak bugünlere geldik. Benim partim içinde böyle bir sıkıntı söz konusu değil. Yani seçim zamanlarında gönlü kırılanlar olmuyor değil. Birde bir siyasi partide sizlere makam verilirken mevki verilirken her şey iyi güzel, verilmediği zamanda her şey kötü olmaz. Siyasette önce bir dava adamı olma anlayışı çok önemli. Olamıyorsanız zaten sizinle bir yere gidilmez.

Biz bu seçimlerde bütün teşkilatım ki şu anda Türkiye’de sayısal olarak en fazla üye sahibi olan parti biziz. Şu anda 10 milyonun üzerinde üyemiz var. Ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları. Örgütlenme ağımız çok geniş. Bizim şu anda Cumhur İttifakı olarak bir hamlemiz var. Bu konuda da sayın Bahçeli ile irtibatlarımızı sıkı tutuyoruz. O da sağ olsun bugün doğum yıl dönümü ile ilgili kutladılar. Bu bizim ne denli bir dayanışma içinde olduğumuzu gösteriyor. Cumhur İttifakı bir sıkıntı olmadan yoluna devam ediyor. 

Kocamaz'ın Mersin'den aday olamaması

Ahmed Arpat: İyi Parti’nin Mersin adayı geç başvurdu aday olamadı. Bir değerlendirme yapmak ister misiniz?

Ben bir değerlendirmeye girmeyeyim onu zaten İl Seçim Kurulu yaptı. Bir siyasi partiden müracaatını yapan orada saatini geçirmişse o anda her şey kilitlenir. Bundan dolayı oradan aday olmayan başka partiden aday olamaz hükmünü verdi iş bitti. Şimdi YSK’ya gitmek şeyi kalıyor sadece. Büyük ihtimalle müracaat etmişlerdir. YSK hangi kararı verirse o son hükümdür. 

Ahmed Arpat: İYİ Parti liderinin kumpas diye açıklamaları vardı.

O artık onların sorunu bizim sorunumuz değil. 

"Bu seçimde marka şirketlerle değil, adı sanı duyulmamış bir şirketle çalışıyoruz"

Seda Öğretir: En baştan beri anketleri önemseyen bir lidersiniz. Neden güveninizi kaybettiğinizi sormak istiyorum?

Anketlerde ciddi manada manipülasyonlar var. 89’da Beyoğlu’nda belediye başkanı adayı olduğum zaman bir anket ekibi kurmuştum. O zaman pek anket olayı yaygın değildi. Hakikaten an ve an takip ederdim. Daha sonrada bu şekilde devam etti. Gerçekten başarılı bir şekilde anket çalışması yapan parti olduk. Ama son dönemde bakıyorsunuz ki, biz en az 3 anket firması ile çalışırız, neticeler birbirini tutmuyor. Biz bu seçimde daha farklı bir yöntem kurduk. Marka şirketlerden çalışmaktan çok adı sanı duyulmamış şirketle bu çalışmamızı yürütüyoruz. Marka da var. Güven noktasında güven vermiyor birbirleri arasında açık ara tutarsızlık var. Bu şekilde yürümenin onun için işte meydanların dili dediğim konu, meydanlar benim için en büyük anket şu anda. Arkadaşlarımızla da bunun değerlendirmelerini yapıyoruz. En büyük anket 31 Mart. Şaşmayacak bir anket var. Halkıma güveniyorum, Rabbime güveniyorum.

Beka tartışması

Ahmed Arpat: 31 Mart bir beka seçimi midir? 

Geçenlerde de bana bir yerde soruldu bu soru. Demokrasi bu noktada bizim sistem olarak uygulama alanımızı oluşturuyor. Beka sorununu biz sadece genel seçimlerde değerlendirip ele alamayız. Yerelde de bir beka sorunu söz konusudur. Bizim şu anda yereldeki beka sorunumuzun neticesi 31 Mart’tır. Onu hafife alamayız. Birileri onu sulandırarak bizim beka sorunu diye baktığımız ülkemizin geleceğine yönelik örneğin Güneydoğu’da Doğu’da Suriye sınırlarında YPG-PYD bütün bunlarla verdiğimiz mücadele bir beka sorunuyla alakalı değil midir? Suriye sınırımız boyunca yuvalanan YPG-PKK tehlikesini görmezden geliyorlar, 15 Temmuz’da yaşananları bunlar ya unuttular veya unutturmak istiyorlar. Biz bu oyuna gelmeyiz. Güneydoğu’daki şehirlerimizde PKK’lıların kazdığı çukurları nereye acaba saklayacaksınız. Biz kayyumlarla bir mücadele verdik sağolsun kayyumların verdiği mücadele gönderilen paralar yerlerini buldu bu çukurlardan Diyarbakır'ımız kurtuldu. Şimdi Ankara’nın İstanbul’un o güzel yerlerinden ayırt edemezsiniz. Suriçi, Dicle boyu yeşil alanlar vesaire. Aynı şey Şırnak’ta aynı şey Hakkari’de Van’da. Bütün bu atılan adımlar bu terör örgütünün temsilcisi olan belediyelerle yapılmadı. Eğer bu kayyumlar olmasaydı oralarda insanca yaşama erdemine benim Kürt kardeşlerim ulaşamayacaktı. Ama şu anda ne hayatmış, böyle de olabiliyormuş bunu görmeye başladılar. Şimdi bunlar uzaktan kumandalı şekilde benim Kürt kardeşlerimi tehdit edecek. Bakıyorsunuz çıkmış televizyonda konuşuyor, Güneydoğu’da doğu aynı şekilde filanca parti ama batıda AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’ni biz yok edeceğiz vesaire. Bunu diyen kişi aynı zamanda da eş başkan. Bir de Kürdistan’dan bahsediyor. Türkiye’de Kürdistan diye bir bölge var mı? Zaten kendisi ile ilgili soruşturma açıldı ve suç duyurusu yapıldı. Sen nasıl olur benim ülkemi bölersin. Eğer Kürdistan aşkın varsa Irak’ın kuzeyinde Kürdistan var buyur oraya git. Ama bizim ülkemizde Güneydoğu Anadolu bölgemiz var, Doğu Anadolu bölgemiz var, Karadeniz'imiz var Akdeniz'imiz var, Ege var, Marmara var. Her taraf Anadolu toprağıdır. Avrupa toprağı olarak belli bir bölgemiz vardır. Sizin bu ülkeyi bölmeye parçalamaya hakkınız yok. Çukurlar açtınız bizde bizi sizi çukurlara göndük. Cudi’ye, Gabar’a bunun için girdik. Hatta hatta Kandil’e bunun için girdik. YPG, PYD, FETO hepsi DEAŞ bunları yapmak istediler bu ülkede. Ama biz rehavete kapılamayız. Bundan sonrada bunu yapma hevesinde olabilirler. Bizde bütün tedbirlerimizi alarak mücadelemizi yürütüyoruz. Bu sabah 7 terörist biliyorsunuz yakalandı. Bu emniyetimizin içişleri bakanlığımızın ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Bundan sonrada aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. 

Seda Öğretir: Ankara, İstanbul ve İzmir’de seçim yarışı nasıl gidiyor, adaylarınızın performansından memnun musunuz? 

Ankara’da bir defa çok deneyimli bir adayımız var. Kenarda köşede görev yapmış birisi değil. Kayseri gibi bir şehir teslim aldığı zaman çok farklıydı ama 5 dönem Kayseri’de büyükşehir belediye başkanlığı yaptı. Ardından milletvekili olarak geldi. Mehmet Bey’i daha sonra Çevre Şehircilik Bakanlığı’na getirdim. Çevre Şehircilik Bakanlığı da biliyorsunuz en geniş anlamda belediyecilik sayılır. O görevden sonra da kendisini Mahalli İdarelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı’na getirdim. Ankara gibi bir şehre başkente çok donanımlı bir ismin olması gerekiyordu. Bu yönde de biz seçici üslupla arkadaşlarımızla konuştuk ve Mehmet Özhaseki arkadaşımız yakışır dedik. Deneyimiyle, tecrübesiyle, bütün konulara vukufiyetiyle siyasi yönde gençlikten bu yana siyasi mücadelelerin içinde bulunmuş bir arkadaşımızdır o da. Biz Ankara'mızı devraldığımız süreçten bu yana geldiği bir konum var. Bundan sonraki süreçte de daha ileriye götürecek olan isim Özhaseki olacaktır. Tabi Mehmet beyin bu görevi süresi içerisinde kampanyayı hızlı şekilde sürdürüyor. Her geçen gün daha iyi bir noktaya geliyor. Şu anda da yaptığımız incelemelerde öne çıkmış vaziyette. İnanıyorum ki seçim yaklaştıkça bu işe ağırlığını koymuş vaziyette. Ben de burada yaptığım ilçe mitinglerinde bunu gördüm. İnşallah daha iyi olacak diye düşünüyorum. İstanbul’da malum Binali Yıldırım Bey var. Bu emaneti biz Cumhuriyet Halk Partisi’nden aldık. Çöp, çukur, çamur, yalan, yasak, yoksulluk bunlardan aldım. Bizden sonra ara dönemler oldu yine bizim arkadaşlarımız ama şimdi de Binali Bey Türkiye’de en uzun dönem ulaştırma bakanlığı yapan arkadaşımızdır. Arkasından başbakanlık dönemi oldu, sonrasında Meclis Başkanlığı dönemi oldu. Gerek ulusal bazda gerek uluslararası bazda Binali Bey’in deneyimi tecrübesi çok çok önemli. Karşısındaki adayın bu noktada İstanbul gibi bir şehirde böyle bir deneyimi söz konusu mu? Değil.

AK Parti iktidarlarının İstanbul’a vurduğu mühür içerisinde Binali Bey’in emeği var. Örneğin Marmaray emeği var, Avrasya’da, 3.köprüde emeği var. 3. Havalimanı’nda emeği var.

Karşısına çıkarılan adayların İstanbul gibi şehirde böyle bir misyonunun olması söz konusu değil. Çıkmış diyor ki o aday, “Erdoğan İstanbul’a aday olduğu zaman ne tecrübesi vardı” diyor. Önce kendine gel sen. Ben o göreve başladığım zaman siyasete bir defa yakaladığım tecrübe özel sektörde yakaladığım tecrübe senin şu anda yakaladığını ben o zaman unutmuştum. İlçe bakanlıklarından tut, il başkanlığına varıncaya kadar yapmışım, özel sektör, devlet sektörü deneyimim var. İstanbul halkı o zaman o şekilde seçti. Karşımdaki adaylarda o zaman sıradan adaylar değildi.

Seçildiğimiz anda zaten hemen iş patladı. Çöp dağlarını süratle temizledik İstanbul’dan. Susuzluğu bir yılda hallettik. Cumhuriyet Halk Partisi’nden aldığımızda cezaevinde ben girerken 1 milyon 250 bin haneye biz doğalgazı getirmiştik. Devraldığımda 50 bin haneye gitmişti. Bu iş bilenin. Eserini ortaya koy onunla konuş. Beylikdüzü’nde belediye başkanlığı yapmışsın, tamam ama ne yapmışsın onu söyle. Geçenlerde bir röportaj yapmış bir yerde bir kültür merkezi yapmışsın. Senin kültür merkezin o ilçenin çapında bile değil. Biz konuştuğumuz zaman şu anda Harbiye Kongre Merkezi'ne bak 3 bin 300 kişilik ilk defa Türkiye’de adeta opera karakteri içinde bir kongre merkezi kurmuşuz. Onun yanında malum tiyatro binası ufaktı onu büyük şekilde hazırladık.

Şu anda diyor ki, ‘Madem AK Partili belediyelerde ne var’ diyor. AK Partili belediyelerimize bakmadan önce git ilçelerde ne var ne yok ona bak. Birçoğunda kültür merkezleri vardır, kreşler vardır. Sen bir kültür merkezi yapmışsın onunla konuşuyorsun. Bakan Halk Partisi İstanbul’da toplantısını yapacağı yer için kendi belediyelerinde bir yer bulamadılar. Haliç Kongre Merkezi’ne geldiler. Orası eskiden affedersiniz hayvan kesik yeriydi. Biz Haliç’i temizledik ve orada o muhteşem kongre merkezini yaptık. Her ilçede de bizim ilçe belediyelerimiz kendilerine irili ufaklı kongre merkezlerini yapar, kreşler hepsinde vardır. Beyefendi belediye başkanı olmadan önce 37 tane vaatte bulunmuş sadece ikisini yapmış birisidir. Bu da yine tespitler. Binali beyle İstanbul çok daha büyük bir ivmeyi kazanacak. İzmir’e gelenler hizmet vermedi. Şu anda körfez kokuyor İzmir’de... Pislik, rezalet..

Ama biz İzmir’e belediye filan bizde olmadığı halde İstanbul-İzmir bağlantısını yapıyoruz. Bunun dışında İzmir’i Manisa’ya bağladık tünelle. Binali beyi oradan milletvekili yaptık, belediye başkan adayı yaptık ama İzmirli seçmedi. Milletvekili olarak oradan geldi. Şimdi de biz oraya yine çok deneyimli, belediyecilikte deneyimi olan, devlet yönetiminde yeri olan bir arkadaşımı getirdim, aynı zamanda partinin üst kurullarında yer almış Nihat Zeybekçi. Denizli’de iki dönem belediye başkanlığı yaptı.

Partide benim genel başkan yardımcılığımı yaptı birde Ekonomi Bakanlığı’nı yaptı. İzmir’e de bu yakışır. İzmir’in şu anda pırıl pırıl olmasını istiyorsan İzmir halkının çok daha modern bir yaşama ulaşmasını istiyorsak gerçekten Nihat beyin orada böyle bir görevlendirmeyi İzmir halkı tarafından almadı İzmir’e çok şey kazandıracaktır. Biz İzmir’e ilk müdahaleyi yaptığımızda İzmir’de havalimanı yoktu doğru dürüst. Adnan Menderes havalimanını biz kazandırdık. Bütün o yollar, otoban vesaire onları genişleten geliştiren biziz. Mesela İzban diye bir raylı sistemi var yapamadılar. Sonra yüzde 50 yüzde 50 Binali beyin katkısıyla sağ olsun o dönemde yapıldı. Suyu yoktu İzmir’in. Su konusu büyükşehir belediyelerinin sorunudur. Biz DSİ’yi devreye soktuk İzmir’in su sorununu çözdük. İzmir bundan sonra bir kere o körfezdeki pislikten kurtulması lazım. Haliç’i nasıl kurtardıysak, Kocaeli körfezi nasıl kurtardıysak orayı da biz kurtarırız. Çünkü belediyecilik AK Parti’nin işidir. 

Yeni parti iddiaları

Ahmed Arpat: “Beraber yola çıktığımız insanlar şimdi bizim trenden inip başka trenlere biniyorlar. Bize ihanet edenler gittikleri yere de ihanet edebilirler” dediniz mitinglerinizde. Bu siteminiz eski yöneticilerinize mi yoksa eski bazı yol arkadaşlarımıza mı? Son günlerde bir dönem birlikte çalıştığınız bazı isimlerin yeni bir parti hazırlığında olduğu söylentileri var. 

Benim bu düşüncem geneldir. Siz bir yola çıkıyorsunuz, beraber çıktığınız insanlar beraber gelecek diye bir şey yok ama biz özellikle AK Parti olarak duruma bir dava olarak bakıyoruz. Bir dava adamıysan bir deva davana ihanetin olmaması lazım. Görev verilir yaparsın ama artık senden alıp bunu bir başkasına verelim dendiği anda eyvallah dersin. Sana da başka görev verilir. Sürekli olarak şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’nde olduğu gibi bir yere çakılı kalmak olamaz. Liderinde görevi adeta bir satranç oynar gibi değerlendirmesi lazım. Nitekim biz bugüne kadar birçok adım attık böyle. Ayrılanlar oldu. Bu ayrılanlar tabi ondan sonra bir daha onlarla beraber yol yürümek mümkün değil. Ama biz bunları kovmadık gidin demedik. Bizim tek bir gayemiz var, millete hizmet eden hiçbir zaman hezimete uğramaz. Devam etmek isteyenler bizimle beraber zaten. Daha önce şuradaydı alırız başka yerde görevlendiririz. Bakın şuanda meclis başkanlığına Mustafa Şentop bey geldi. Daha önce meclis başkanvekiliydi. Binali bey bakandı başbakan oldu, meclis başkanı oldu şimdi İstanbul adayımız olacaksın dedik. Türkiye siyasetinde bizim partimiz kadar iç hareketliliği olan bir parti yoktur. Bizde bayrak yarışı olur. Biz bugüne kadar kimseyi tasfiye etmedik. Parti kuracaklarmış daha önce kuranlar oldu zaten ama akıbetleri belli. Başka partilerde bu adımlar atıldı onların da akıbetleri belli. Dürüstlük, samimiyet, sadakat çok önemli.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları;

(İndirimli sebze satışları) Sosyal devletin gereğini yerine getiriyoruz. Operasyon çekmeye çalışanlara cevabımızı verdik. Ekonomik bir suikastla karşı karşıya kaldık. Serbest piyasayı biliriz, kimse bizi aldatmasın. Biz üreticinin karşısında değiliz. Kaybeden aracı ve simsarlar. Fiyatlar düşmezse uygulamaya devam ederiz.

(Askerlikte yeni düzenleme) Milletimizin askerlikle bağını zedelemeyecek sürdürülebilir bir sistemle yaşanan yığılmayı, bu sorunu ortadan gidereceğiz. Bizim arzumuz seçim öncesi kanunu çıkarmaktı. Seçim sonrası üzerinde duracağız. Artık bedelli daimi olarak var. Meclis tekrar açıldığında kanunlaştırarak yani ilk işlerimizden birisidir diyebileceğim inşallah kanun bu olacaktır

(ABD'nin Suriye'de asker bırakması) ABD askerleri sembolik olarak 200-300 kişi kalacak.Güvenli bölgenin kontrolü bizde olmalı Macron görüşmek istedi, uygun zamanda döneceğiz dedik. Aşiretler Türk askerini Münbiç'e çağırıyor. Türkiye olmadan Suriye sorunu çözülemez. Kapıları açsak Avrupa iyice tutuşacak. 310 bin Suriyeli ülkesine döndü.

(Münbiç mutabakatında son durum) Yol haritasının bir an önce tamamlaması lazım.  ABD silahları mutlaka toplamalı. "Silahlar toplanacak" sözünü samimi bulmuyorum. Bölgede bir silah piyasası oluştuğunu düşünüyorum.

(Kushner'in Ankara'ya ziyareti) Şu anda görüşme, Sayın Trump'ın da bana ifade ettiği şekliyle ağırlıklı olarak ekonomi ve bölge sorunları. Bizden de böyle bir talep söz konusu oldu. Çad Cumhurbaşkanı da gelecek, kanaat önderleriyle toplantı var. Belki bir ara ben de kabul ederim. Bir görüşme Hazine Maliye Bakanımızla o arada yapma durumumuz olabilir

(Lavrov'un açıklamaları) Bizi Kürt düşmanı gibi lanse etme uğraşı yanlıştır.Sayın Lavrov'un tespiti yanlıştır.

(İdlib'de yaşanan gelişmeler) İdlib'de her türlü önlemi alıyoruz.

(Şam yönetimiyle görüşme olur mu?) Adana Mutabakatı devrededir. 

(ABD S-400'ler için ikna olur mu?) Obama döneminde Patriot isteğine olumlu yanıt verilmedi. Putin bize güzel imkanlar sundu, kabul ettik. ABD iyi şartlar sağlarsa Patriot'lara da evet deriz. NATO Genel Sekreteri de bizi haklı buluyor.Son görüşmemizde Trump bana hak verdi. S-400 konusunda geri adım atmamız söz konusu değil.

(AP Raporu) Avrupa Parlamentosu'nun aldığı bu kararların hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Bunlar kendileri çalıp kendileri oynuyorlar. AB ikiyüzlülüğün tarihini yazmıştır. AB üyesi ülkelerde idam yasaktır değil mi? Şimdi AB üyesi ülkeler Sisi'nin davetine icabetle resim verdiler mi? O hafta içerisinde 9 genci bu Sisi idam etti. Kendi başkanlığı döneminde 42 tane Mısırlıyı idam etti. Sen nasıl oluyor da idama hem hoş bakmayacaksınız, ondan sonra da gidip idamı gerçekleştiren böyle bir adamla aynı karede poz vereceksiniz. Türkiye'de bazı kişiler cezaevine atıldığı anda kıyameti koparan bu AB değil mi? Avrupa Birliği bir çekim merkezi olma şansını yitirmiştir. Bu bizi nereye götürebilir? Kendi yolumuzu artık çizmeye götürebilir. Bunların ağzının kokusunu dinlemeye mecbur değiliz.

(Venezuela'da siyasi kriz) Guaido seçilmiş bir lider değildir. Ülkenin altın ve elmaslarına göz koyma operasyonudur. Bizim darbelere karşı olan tavrımız nettir. Venezuela'yı öyle bir anlatıyorlar ki, sanki her taraf açlık, sefalet... Kısa bir süre önce oradaydım, böyle bir şey yok. Benim ülkeme Venezuela'dan kaçıp gelmiş hiç kimse yok

(2019 Göbeklitepe yılı) Çok önemli bir tarihi eserimiz, çalışmalarımız sürüyor. 

(Yerel seçim) Bütün vatandaşlarımın sandığa gitmelerini çok önemsiyorum. İstikrar için güven için özellikle bağımsızlığımızın güçlendirilmesi için. Sandıklarda demokratik irademizi, milli iradeyle bütünleştirerek ortaya koymamız lazım.

Kaynak: T24

Anahtar Kelimeler:
ERDOĞAN

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol