Şehitler gibi biz de hayır diyeceğiz..

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Çanakkale mesajında “İşte bugün her nefesimizde rahmet borcumuz olan Aziz şehitlerimizin şehadete ererken haykırdıkları gibi, aynı kaygılarla ve onların ruhunu huzura kavuşturmak adına bizler de “hayır” diyoruz” dedi.

- Bu haber 18 kez okundu.

Şehitler gibi biz de hayır diyeceğiz..

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Çanakkale Zaferi’nin 102. Yılı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Uysal, mesajında “İşte bugün her nefesimizde rahmet borcumuz olan Aziz şehitlerimizin şahadete ererken haykırdıkları gibi, aynı kaygılarla ve onların ruhunu huzura kavuşturmak adına bizler de “hayır” diyoruz” dedi. İmanı ve azmiyle yedi düvele kafa tutmuş bir ecdadın evlâtları olduğumuzu hatırlatan Uysal, yayınladığı mesajda şunları ifade etti: “102 yıl önce bugün, yokluğu beraberlikle aşmış, imanı ve azmi ile yedi düvele kafa tutmuş ecdadımızın tarihe altın harflerle yazdırdığı şanlı bir zafer kazanıldı. Bütün imkansızlıklara, türlü sıkıntı ve badirelere rağmen, çağın en gelişmiş silâhlarına göğsünü siper eden, “Vatan” savunması uğruna tüm farklılıkları reddeden ecdadın kazandığı ve savaşların tarihine muhakkak not düşülen, ülkelerin kaderine müdahale eden bu zafer, içinde bulunduğumuz iklimde hatırlanacak ve feyz alınacak bir mahiyettedir.”

“İhtiyacımız olan tek şey birlik ve beraberlik ruhudur”

Uysal, “Yıllardır adet olduğu üzere şahsi kaygılarla ayrıştırılan, bu ayrışma üzerinden siyasal hesaplar yapılan bu dönemde, milletimizin ihtiyaç duyduğu, Çanakkale’de yokluğa zafer kazandıran beraberlik ruhudur. O gün “Hayır” dendiği için bugün var! Sömürüye ve bölünmeye canı pahasına “Hayır” diyen ecdadın kazandığı bu kutlu zafer, bizlere yaşanacak, uğruna gerektiğinde yeniden çarpışacak bir vatan bıraktı. İşte bugün her nefesimizde rahmet borcumuz olan Aziz şehitlerimizin şahadete ererken haykırdıkları gibi, aynı kaygılarla ve onların ruhunu huzura kavuşturmak adına bizler de “hayır” diyoruz. Seneyi devriyesinde bir kez daha şükranla aziz şehitlerimizi yad ediyor, onlara karşı sahip olduğumuz sorumluluk ile yaşamaya, bu kadim topraklarda bu güzel vatanı yaşayacağımıza söz veriyoruz” şeklinde konuştu.  

İstanbul – Yeni Asya  

DP Genel Başkanı Uysal ''hayır'' kararlarının gerekçelerini açıkladı

 

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, bir televizyon programında gündemi değerlendirdi.

Önemli açıklamalarda bulundan Uysal, "12 Eylül 2010 referandumuyla ülkenin kurumlarını çökerttiler, bugün bu teklifle beraber koskoca devleti çökertiyorsunuz. Cumhuriyetin en önemli haklarından biri eşit vatandaşlıktır. Bu ülkede demokrasi ve adalet hepimizin milli güvenlik şemsiyesidir. Eğer siz bu devleti bir kişi bir zümrenin devleti haline getirirseniz üzerine kurduğunuz bütün temel değerleri ortadan kaldırmış olursunuz. Bir kişinin vesayetinin, kurumsallaştırılması uğraşı içindeler!'' dedi.

Uysal, Demokrat Parti'nin 16 Nisan'daki referanduma ile ilgili aldıkları hayır kararının gerekçelerini açıkladı.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ın değerlendirmelerinden bazı bölümler:

Çift başlılık adını koydukları da sanal olarak önerdikleri çözümün de sanal bir başlık olduğunu belirten Uysal "Türkiye'nin milletimizin ihtiyacı olduğu için gündemimize girmiş bir şey değil. Bir kişinin ihtiyacı için böyle bir mesele gündeme gelmiş. 

Türkiye'nin ihtiyaçlarından ziyade bir kişinin şahsına sınırsız yetki , sıfır denetim verelim mantığı içerisinde topluma şöyle propaganda yapılıyor:

Allah'ın 21.asırda yüce Türk milletine hizmet etmekle görevlendirdiği biri var, o ne biliyorsa okusun. Biz de kabul diyeceğiz ama 15 yıldır ne okudukları ortada. Dün söylediklerini bugün reddediyorlar. Bugün Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra çizgisini ortaya koymuş, 2 asırlık modernleşme çizgisi içerisinde meşrutiyetten cumhuriyete ve sonrasında çok partili sisteme geçmiş bir birikimimiz var. En nihayetinde 140 sene geriye gideceksiniz o da yetmeyecek meşrutiyetten bile geri gideceksiniz, bugünün Türkiye'sinde tarihi geriye akıtmaya çalışmak ülke için zulümdür." dedi.

Bu ülkeyi sanki 15 yıldır bir başka parti yönetmiş gibi bu kötü gidişata son verelim diyerek bu sistemi milletin önüne getirilmeye çalışıldığını ifade eden Uysal  "12 Eylül 2010 referandumuyla ülkenin kurumlarını çökerttiler, bugün bu teklifle beraber koskoca devleti çökertiyorsunuz. Cumhuriyetin en önemli haklarından biri eşit vatandaşlıktır. Bu ülkede demokrasi ve adalet hepimizin milli güvenlik şemsiyesidir. Eğer siz bu devleti bir kişi bir zümrenin devleti haline getirirseniz üzerine kurduğunuz bütün temel değerleri ortadan kaldırmış olursunuz.

Atama demokrasisine indirgenmiş bu modeli, bugünkü garabeti dahi aratacak bir sistem talepleri var. Ahbap-çavuş ilişkisi içinde yürütülen bu sistemde ne kurumlar, ne kurallar, ne yasalar işlemekte! Bir kişinin nefsinde bütün erkleri yetkileri toplamak istiyorlar. Peki,bu bir kişinin nefsine, hırsına kurban olmayacağının garantisi nedir?” diyerek getirilmek istenen sistemi eleştirdi.

OHAL imkanları ile müsaade edildiği kadar demokrasi...

OHAL imkanları ile müsaade edildiği kadar demokrasi, müsaade edildiği kadar hukuk içinde ülkenin bekasını tartışmaya çalışıyoruz. Gelecek referandum bütün bu ağır aksaklıklara rağmen vatandaşlarımızın önünde son kez hayır diyebileceği bir fırsat var. Bu ülke hayır diyebilenlerin Türkiye'sidir. Çanakkale'de "Hayır" dendiği için bu ülke vardır! İktidar partisinin mensupları başbakan, bakanlarını ve temsilcilerini üzülerek dinliyorum. İnanmadıkları bir şeyi savunmak zorunda kaldılar. İnanıyorum ki mecliste 330 eşiğini geçmesi için oy veren milletvekillerinin birçoğu sandık başında, vicdanını dinleyecek ve "hayır" diyecektir.

Bu bir istikbal değil, şahsi ikbal mücadelesidir! Bugün 18, geçerse, yüzlerce kanun maddesi "yaptım oldu" mantığı ile değişir. Türkiye bugün içeriden ve dışarından bakıldığında her manada istikametini kaybetmiş bir ülke durumuna getirilmiş durumda. Ne siyasi, ne idari, ne adli hesap verilebilirlik kalmadı! "Eğer bir ülkede kuvvetler ayrılığı yoksa, o ülkede, anayasal düzenden bahsedemezsiniz" Bir kişinin şahsı uğrunda eğip, bükerek, onun sıkıntılarına uygun, korkularını ortadan kaldıracak bir sistemi kurguladılar. Bu değişiklik talebinin en büyük nedeni yargılanma korkusudur! 

Türkiye bekasından endişe eder hale geldiyse, nasıl geldi?

Ülkenin hayır diyerek derin bir nefes almaya ihtiyacı var. Bugünün iktidarı abide şahsiyetlerimizin ismiyle değil, ruhuyla amel etsinler. 71 yıl önce milli şefliğe nasıl 'Hayır' dediysek bugünde aldığımız karar, usulü tamamlama işlemidir. Ne Demokrat Parti'yi, ne abide şahsiyetlerimizi yağmalatmayacağız! AKP 'parti' olmaktan çıkmış bir kişinin 'FAN kulübü' haline getirilmiştir.

Türkiye bekasından endişe eder hale geldiyse, nasıl geldi? 15 yıldır iktidarda olan partinin bunu söylemesi kendini reddetmektir! Haziran seçimlerinden Kasım seçimlerine, kontrollü bir gerilim operasyonu yürüterek insanların iradelerini etkilediler! Kendi yaptıkları yanlışı OHAL imkanları ile kapatabilme ihtimalleri yok! Kendi ikballeri için yaptıkları mutabakatları düşününce, değişikliğin geçmesi durumunda neler yapabileceklerini hayal dahi edemiyoruz.

Neye karşıt olduğunuzdan çok neye taraf olduğunuzun önemli olduğu bir dönemdeyiz. İktidarın, taleplerini gerekçelendirememesi, bu terörist yakıştırmalarının temel nedenidir. Yüzbinlerce insanın ölümüne katalizör olan da, hadsiz birilerinin, terör örgütlerinin özerklik ilanlarının da müteselsilen sorumlusu sizsiniz." dedi.

Konuyla ilgili benzer içerikler:

Kaynak: Yeni Asya

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol