Risale-i Nur'dan Said Nursi
Risale-i Nur'dan Said Nursi
Yazarın Makaleleri
Karşımda müthiş bir yangın var!
Dünya, büyük bir mânevî buhran geçiriyor. Mânevî temelleri sarsılan garp cemiyeti içinde doğan bir hastalık, bir veba, bir tâun felâketi, gittikçe yeryüzüne dağılıyor. Bu müthiş sârî illete karşı İslâm cemiyeti ne gibi çarelerle...
Vazifemiz ihlâs ile Kur’ân’a hizmettir
Aziz, Sıddık Kardeşlerim ve Nur'un Genç Kahramanları! Evvelâ: Ruh u canımızla sizin Ankara gibi yerde harika bir tarzda hizmet-i Nuriyenizi tebrik ediyoruz. Hakikaten ümidimizin fevkınde ehl-i maarif ve mektepliler kısmında çok ehemmiyetli...
Dünya için din feda olunmaz
5 Mart 1325 (18 Mart 1909) Dinî Ceride, No: 77 Yaşasın Şeriat-ı Ahmedî (asm) Şeriat-ı Garrâ, Kelâm-ı Ezelî'den geldiğinden, ebede gidecektir. Nefs-i emmarenin istibdad-ı rezilesinden selâmetimiz, İslâmiyete istinad iledir; o hablü'l-metine...
Vazifemiz; ihlas ve tesanüdle hareket etmek
Vazifemiz, ihlas ile ve sebat ve tesanüdle ve mümkün olduğu kadar ihtiyatla, 'sırren tenevveret” irşad-ı Alevîyi fiilen tasdik etmek, ona göre hareket etmektir. Yoksa, muarızlara mukabele etmek ve onların hücumundan telâş etmek değil....
Risale-i Nur dinsizliğin belini kırmıştır..
Tesadüf, şirk ve tabiattan teşekkül eden fesat şebekesinin alem-i İslâmdan nefiy ve ihrâcına Risale-i Nurca verilen karar infaz edilmiştir. Mesnevi-i Nuriye, Zerre, s. 288 *** Risâle-i Nur'un neşir keyfiyeti de tarihte hiçbir eserde görülmemiştir....
Risale-i Nur, muhit bir kaleyi tamir ediyor..
Bugünlerde manevî bir muhaverede bir suâl ve cevabı dinledim. Size bir kısa hülâsasını beyan edeyim. Biri dedi: “Risâle-i Nur'un iman ve tevhid için büyük tahşidatları ve küllî techizatları gittikçe çoğalıyor. Ve en muannid bir...
Öyle bir hakikate hayatımızı vakfetmişiz ki...
Aziz, sıddık, sebatkâr ve vefadar kardeşlerim, Sizi müteessir etmek veya maddî bir tedbir yapmak için değil, belki şirket-i mâneviye-i duâiyenizden daha ziyade istifadem için ve sizin de daha ziyade itidal-i dem ve ihtiyat ve sabır ve tahammül...
Aldanmakta fayda yok, gidiyoruz!..
ÜÇÜNCÜ RİCA Bir zaman gençlik gecesinin uykusundan ihtiyarlık sabahıyla uyandığım vakit kendime baktım, vücudum kabir tarafına bir inişten koşar gibi gidiyor. Niyazi-i Mısrî'nin 'Günde bir taşı bina-yı ömrümün düştü yere,...
Her sene, her gün taze bir kâinat gelir..
Sekizinci Kelime: 'Ve Hüve Hayyun Lâyemut”tur [O ezelî ve ebedî hayat sahibidir]. Bundaki hüccete gayet kısa bir işaret şudur: Meselâ, nasıl, gündüzde, çalkalanan bir deniz yüzünde ve akan bir nehir üstündeki kabarcıklarda görünen...
Risale-i Nur, bu mübarek vatanın mânevî bir halâskârı..
Hem hükümet, bu millet ve vatanın hayat-ı dünyeviyesine ve siyâsiyesine ve uhreviyesine pekçok faydası bulunan bu Kur'ân lemeâtlarına ve Kur'ân dellâlı olan Risâle-i Nur'a, değil ilişmek, belki tamamıyla terviç ve neşrine...
İman dersleri asayişe yardım eder..
Dördüncü Söz'de izahı bulunan, her gün yirmi dört saat sermaye-i hayatı, Hâlıkımız bize ihsan ediyor; tâ ki, iki hayatımıza lâzım şeyler o sermaye ile alınsın. Biz kısacık hayat-ı dünyeviyeye yirmi üç saati sarf edip, beş farz...
Maksadımız, bu mübarek milleti anarşilikten muhafaza etmek..
Afyon Emniyet Müdürlüğüne Zatınızı tanımadan bir defa gördüğüm vakit, insaflı ve adaletli gördüğümden, herkesten evvel alâkadar olduğum bir hakikati size beyan ediyorum. O hakikati, alâkadar makamata vazifeniz itibarıyla bildirmeyi size...
Ehl-i iman, Risale-i Nur’a şiddetle muhtaç..
Bu acib asırda ehl-i iman, Risale-i Nur'a ve ehl-i fen ve mektep muallimleri Asâ-yı Mûsa'ya şiddetle muhtaç oldukları gibi; hafızlar ve hocalar dahi Zülfikar'a şiddetle muhtaçtırlar. Evet, meselâ i'caz-ı Kur'ânî bahsindeki...
Kavga kapısını kapamak için, faiz kapısını kapayınız..
İşârâtü'l-İ'câz'da ispat edildiği gibi, bütün ihtilâlât-ı beşeriyenin mâdeni bir kelime olduğu gibi, bütün ahlâk-ı seyyienin menbaı dahi bir kelimedir.  Birinci Kelime: 'Ben tok olayım, başkası açlıktan ölse,...
Terörün yegâne çaresi İslâmın hakikatleri..
Risale-i Nur bu zamanda ehl-i iman ve İslâm için ön planda ele alınması icab eden ehl-i iman elinde manevî elmas bir kılıçtır. Asrın idrakine, zamanın tefehhümüne, anlayışına hitap eden, ihtiyaca en muvafık tarzı gösteren, ders veren...
Kar tanelerine binen melekler İlâhî sanatı alkışlıyor..
Hem meselâ küre-i arz, küre-i arzın nevîleri adedince başlar ve o nevîlerin fertleri sayısınca diller ve o ferdlerin âzâ ve yaprak ve meyveleri miktarınca tesbihâtlar yaptığı için, elbette o haşmetli ve şuursuz ubudiyet-i fıtriyeyi bilerek,...
Kar ve soğuğun yüzlerce hikmeti var..
Evet rahmetin bir ehemmiyetli kısmı rızıktır ki, Rahmana Rezzak mânâsı verilir. Rızık ise, o derece zahir bir tarzda bir Rezzak-ı Rahim'i gösterir ki, zerre kadar şuuru bulunan tasdike mecbur olur. Meselâ, bütün zîhayatın, hususan acizlerin...
Kardaki hararetli gayeler, tatlı neticeler..
İkinci Nokta: 'O herşeyi en güzel şekilde yarattı” (Secde Sûresi: 7.) âyetinin bir sırrını izah eder. Şöyle ki: Herşeyde, hattâ en çirkin görünen şeylerde, hakiki bir hüsün ciheti vardır. Evet, kâinattaki herşey, her hâdise,...
Şahsî riyasetin kat’iyen aleyhindeyim..
[Benim gibi bir asabî ve sinirli ve hakikati hiçbir şeye feda etmeyen, gayet insafsızlığa karşı sözlerindeki şiddet ve ifratıyla muaheze ederseniz, insafsızlığa bir insafsızlık daha ilâve edersiniz.]………. Dördüncü Hakikat: Bir hasta,...
Kuvvet şahısta değil, kanunda olmalı..
Ey paşalar, zabitler! Cinayetlerime ceza ve şimdi suallerime de cevap isterim. İslâmiyet ise, insaniyet-i kübrâ; ve şeriat ise, medeniyet-i fuzla (en faziletli) olduğundan, âlem-i İslâmiyet, medine-i fazilet-i Eflâtuniye olmaya sezâdır. (Haşiye) ...
Meşrûtiyetin aklı kanundur, şahıs değil
Suâl: 'İstibdat nedir; meşrûtiyet nedir?” Cevap: İstibdat tahakkümdür, muâmele-i keyfiyedir, kuvvete istinad ile cebirdir, rey-i vâhiddir, sû-i istimâlâta gâyet müsâit bir zemindir, zulmün temelidir, insâniyetin mâhisidir. Sefâlet...
Meşrûtiyetin ruhu, efkâr-ı ammedir..
Suâl: 'Şu Meşrûtiyet, büyüklerimizi, beylerimizi kırdı; fakat bâzıları da müstehak idi. Hem de, maddeten birşey görmeden yalnız Meşrûtiyetin nâmını işitmekle, kendi kendilerine düştüler. Bunun hikmeti nedir?” Cevap: Mânen herbir...
Meşrûtiyet-i meşrûa sizi imtihana dâvet ediyor..
Ey eski çağların cihangir Asya ordularının kahraman askerlerinin ahfâdı olan vatandaşlarım ve kardeşlerim! Beş yüz senedir yattığınız yeter. Artık uyanınız, sabahtır. Yoksa, sahrâ-yı vahşette yatmakla gaflet sizi yağma edecektir. Hikmet...
Meşrûtiyetin sırrı: Kuvvet kanundadır, şahıs hiçtir..
Suâl: 'Şu pis istibdat ne vakitten beri başlamış, geliyor?”  Cevap: İnsanlar hayvanlıktan çıkıp geldiği vakit, nasılsa bunu da beraber getirmiştir.  Suâl: 'Demek istibdat hayvâniyetten gelmedir?”  Cevap: Evet......

banner60