Boğaziçi kararlı

Boğaziçi Üniversitesi’nde Prof. Dr. Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasıyla ilgili protestolar devam ediyor.

Halit Aydoğan
Halit Aydoğan
10 Ocak 2021 Pazar 12:30
28 Okunma
Boğaziçi kararlı

Boğaziçi Üniversitesi’nde Prof. Dr. Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasıyla ilgili protestolar sürüyor. Öğrencilerin son bir haftadır devam eden protestolarına Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri de destek veriyor. Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri Cuma günü kampüste yaptıkları açıklamada, “Üniversitemizin akademik özerkliğini, bilimsel özgürlüğünü ve demokratik değerlerini açıkça ihlal eden bu uygulamayı kabul etmiyoruz” ifadesini kullandı. BBC Türkçe’ye konuşan Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri de okul tarihinde ilk defa okul ile hiçbir şekilde konuşulmadan bir rektörün atandığını anlattı.

Ciddi bir adaletsizlik var

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Adaman, “Bizim buradaki en büyük sıkıntımız bence ciddî bir adaletsizlik olduğunu hissetmemiz. Boğaziçi neyi yanlış yaptı? Boğaziçi demokrasiyi ve çokkültürlülüğü savundu” dedi. Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Biray Kolluoğlu ise okulun geleceğine ilişkin kaygılı olduğunu anlattı: “Şu an gözümün önünü göremiyorum. Ortalık toz duman. Hem çok duygusalım, hem çok kızgınım, hem çok kaygılıyım. Her gün bir şeyler oluyor. Öğrenciler derse gelmiyor, endişeliyim.” Prof. Dr. Zafer Yenal ise Boğaziçi Üniversitesi’nin sadece rektörün yönettiği bir yer olmadığını, bundan önceki rektörlerin okulun akademik özerk yapısına sahip çıktığını belirtti. Yenal, “Geleneksel olarak kurullar, komisyonlar, Senato, Üniversite Yönetim Kurulu (ÜYK), bunların çok ciddî etkisi vardır. Başka üniversitelerde çok az görürsünüz bunu” dedi.

Okuldan bihaber bir isim

Boğaziçi Üniversitesi’nden öğretim üyelerinin yaptığı ortak açıklamada, “1 Ocak gece yarısı, 1980’lerin askerî vesayet rejiminden sonra ilk kez üniversitemize hiçbir bilgi verilmeden, hiçbir biçimde danışılmadan kurum dışından bir rektör atanmıştır” denildi. Rektör danışmanlığından yaptığı bir açıklamayla istifa eden Prof. Dr. Zafer Yenal ise BBC Türkçe’ye açıklamasında Bulu’nun rektör olarak atanmasıyla ilgili, “Okulun teamüllerine tamamen aykırı bir durum bu. Danışılması, zemin yoklanması, tartışılması, asgari düzeyde bunları bekliyoruz. Bunların hiçbiri olmadı, okuldan bihaber bir ismi atadılar” dedi.

Tutuklanan öğrenciler serbest

Boğaziçi Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından AKP’li Melih Bulu’nun atanmasına yönelik protestoların ardından gözaltına alınan 45 kişiden 21’inin sorguları Çağlayan Adliyesi’nde alındı. Öğrencilerin tamamı adli kontrolle serbest bırakıldı. Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri gözaltındaki arkadaşlarını Adliye bahçesinde bekledi. Şeyma Çopur, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri adına önceki gün okudukları ortak basın açıklamasını dün de tekrarlayarak, “Bugün de buradan arkadaşlarımızı almadan gitmeyeceğiz” demişti. Grup adına konuşma yapan genç, “Buradan kayyum atayanlara, kayyum rektörlere, arkadaşlarımızı gözaltına alanlara, tecavüzle tehdit edenlere, çıplak arama yapanlara şunu söylüyoruz: Sonunuz muhteşem olacak, sonunuz üniversitelilerin elinden olacak, sonunuz gençliğin elinden olacak diyoruz. Üniversiteyi savunmak suç değildir, arkadaşlarımız suçlu değildir, asıl suçlu onları tehdit edenlerdir, onları sosyal medyada teşhir edenlerdir” dedi.

Kayyım rektör de KHK ürünü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak AKP Sarıyer İlçe Başkanlığı kurucularından Prof. Dr. Melih Bulu’yu atamasının ardından protestolar sürüyor. Üniversitelere rektör atanması, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra kurulan Yükseköğretim Kurumu’yla (YÖK) başladı. 1992’de rektörlerin belirlenme sürecini düzenleyen kanun maddesi değişti ve seçimler geri getirildi. BBC Türkçe’nin haberine göre, 2016’da AKP milletvekilleri TBMM’ye Cumhurbaşkanına doğrudan rektör atama yetkisi veren bir kanun tasarısı getirdi, tasarı muhalefetin itirazları üzerine geri çekildi. Bundan 3 ay sonra yayımlanan bir Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bu uygulama yürürlüğe girdi. Buna göre, devlet üniversitelerinde rektör YÖK tarafından önerilecek üç aday arasından Cumhurbaşkanınca atanıyor. Vakıf üniversitelerinde ise rektör, mütevelli heyetinin belirlediği adaya YÖK’ün olumlu görüş vermesinin ardından Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor.

Kaynak: Yeni Asya

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner101

banner60